17 Ağustos 2016 Çarşamba

Amerika'da Doğum Sonrası Çıkarılan Belgeler

Amerika’da doğum sonrası bebeğin vatandaşlık elde etmesi sürecinde alınması gereken ve alınması faydalı olabilecek belgeler hep bir karmaşa. Şöyle bir yazıda toplayayım da bir köşede düzenli kalsın.

·  Doğum Belgesi: Doğum sonrasında hastane tarafından size bir form verilir. Bu form kapsamında çocuğunuz ve sizinle ilgili temel bilgileri (ad-soyad-adres gibi) doldurmanız beklenir. Bu formu hastane yönetimi, içerisinde bulunduğu eyaletin Vital Record ofisine gönderiyor. Bu ofisin görebildiğim kadarıyla sadece 3 tane işi var: Doğum, ölüm ve evlilik belgesi vermek. Ofiste nereye yöneleceğiniz açık yani.
·      
  Doğum Sertifikası: Bu sertifika aslında vatandaşlık hakkının elde edildiğinin resmi belgesi oluyor. Doğum sertifikasını bulunduğunuz eyaletin Vital Record ofisinden alabiliyorsunuz. Bu ofise anne-babadan biri giderek gerekli işlemleri tamamlayabilir. Hastanede yukarıda bahsettiğim formu doldurduktan sonra bu ofisin adresini internetten veya hastanenizden alarak gidebilirsiniz. Genellikle doğum sertifikası, hastanenin gerekli bilgileri bu ofise bildirmesinden birkaç gün sonra (ortalama 1 hafta) hazırlanmış oluyor. Vital Record ofisine giderek karşınıza çıkacak banka görünümlü ortamda doğum sertifikası için ayrılan sıraya girerek işlem yapabilirsiniz. Buraya giderken yanınıza hastaneden aldığınız doğum belgesini (doğum sertifikasından ayrı, resmi geçerliliği olmayan ve üzerinde bebeğinizin ayak izi olan belge) ve pasaportunuzu almanız yeterli. Sıra size geldiği zaman zaten sistem üzerinden sertifikayı çıkartıyor ve son bir kez kontrolünüze sunuyorlar. Bu noktada herhangi bir hata varsa, artık değiştirmek neredeyse imkansız hale geliyor. O nedenle başta bebeğinizin ismi olmak üzere tüm bilgilerin tam olarak doğru girildiğinden emin olun. Sonrasında kaç kopya istediğinizi soracaklar. Genellikle 2 kopya yeterli olmakla birlikte biz işimizi garantiye almak için 5 kopya aldık. İlk belge 30$, diğer kopyalarında her biri için 4$ ödedik. Doğum sertifikasının alınması ile çocuğunuzun ABD vatandaşlığı resmileşmiş ve bu sertifika da bunun resmi kanıtı haline gelmiş oluyor. Bu aşamadan sonra hem ABD pasaportu, hem Türk pasaportu hem de SSN Kartı başvurusu yapabilecek duruma gelmiş oluyorsunuz.
·        
   ABD Pasaportu: Doğum sertifikası sonrasında eğer Türkiye’ye dönüş için sınırlı bir zamanınız kaldıysa aynı anda hem ABD ve Türk pasaportlarına, hem de SSN Kartına başvuru yapmanızı öneririm. ABD Pasaportu başvurusunu herhangi bir USPS ofisinden (ABD’nin PTT’si) yapabilirsiniz. Ayrıca Pasaport Ofisi de var ancak biz USPS üzerinden işlemi hallettik. Pasaport başvurusuna anne, baba ve bebeğin birlikte gitmesi gerekiyor. İlk aşamada USPS’de verilen formu doldurmanız, doğum sertifikası, sizlerin pasaportları (anne ve baba), bebeğin 2 adet fotoğrafı (önden çekilmiş, arka fon beyaz) gerekiyor. Orada gerekli ödemeyi yaparak (teslimat hızına göre değişmekle birlikte 120$ - 200$ arasında değişen bir tutar) başvurunuzu tamamlamış oluyorsunuz. Fotoğrafı evde biraz uğraşarak (bebeği beyaz zemin üzerine yatırarak olabilir) kendiniz çekebilir ve her yerde şubesi olan herhangi bir CVS Pharmacy’den fotoğraf kağıdına çıktısını alabilirsiniz. ABD Pasaportuna ilişkin tüm bu süreci şu link üzerinden öğrenebilirsiniz: http://travel.state.gov/content/passports/en/passports.html
·        

 Türk Pasaportu ve Nüfus Cüzdanı: Bunun için size en yakın Türk Konsolosluğuna gitmeniz ve yanınıza kendi kimliklerinizle birlikte doğum sertifikasını almanız yeterli olacaktır. Biz şimdilik Türk pasaportu almadık ancak nüfus cüzdanı ve bebeğin çifte vatandaşlığı olduğunu gösteren nüfus kayıt örneğini almanız da fayda var. Hem ABD Pasaportu, hem de Türk Nüfus Cüzdanının alınması yaklaşık 1 hafta-10 gün civarında sürdü. Nüfus cüzdanı için konsolosluğa giderek teslim alabilirsiniz. ABD Pasaportu ise doğrudan eve (ABD’deki adresinize) postalanıyor.

·        
    SSN Kartı: İnternet üzerinden bulunduğunuz şehir için “Social Securtiy Office” araması yaparak bulduğunuz ofislerden birine elinize doğum sertifikasını ve kendi pasaportunuzu alarak (anne-babadan birinin gitmesi yeterli) gidebilir ve başvurunuzu yapabilirsiniz. Bu kart için sizden ücret talep etmiyorlar. Üzerinde bebeğiniz için Social Security Number olan kartınız evinize postalanacaktır. Bizim için bu kartın eve gelmesi 2 hafta sürdü. Eğer Türkiye adresinizi vermek isterseniz bunu kabul etmiyorlar. Bu nedenle süreniz kısıtlıysa ya doğumdan hemen sonra bu işlemi başlatın, ya da ABD’de bir tanıdığınız yaşıyorsa onun adresini vererek işinizi sağlama alın. 

16 Ağustos 2016 Salı

Tatil Keyfiniz Jolly Tur’la Serüvene Dönüşüyor

Tatil denince akla ilk gelen markalardan biri olan Jolly Tur’un başarısının altında yatan sebepleri
sıralamak çok zor. 29 yıldır liderliğini sürdürdüğü tatil sektöründe sunmakta olduğu müşteri
memnuniyeti ve kaliteli hizmet anlayışı, bu sebepler arasında ilk sıralarda yer alır. Yalnızca tatil
planlarınıza yardımcı olmakla yetinmeyen Jolly Tur, tatillerinizde yol arkadaşınız olur. Herkesin tatil
planlarının arasında sevdiği, güvendiği, sorunlarını paylaşabildiği bir arkadaş edinme isteği vardır. Jolly Tur müşterilerine birer arkadaş olduğunu sürekli vurgular.

Tatil sektöründe yeni trendleri belirleyen Jolly Tur, tatil severlerin desteğini de asla geri çevirmez.
Unutulmayacak bir maziye dönüştürülmesi amaçlanan tatilleriniz için dürüst hizmet politikaları,
Türkiye genelinde güçlü otel bağlantıları, birbirine bağlı 600’den fazla satış noktası ve 3500 kişilik dev kadrosuyla geniş hizmet ağına sahiptir. Ayrıca kurumsal seyahat, fuar ve kongre hizmetlerinin tamamı aynı çatı altında, Jolly M.I.C.E. ve Jolly Business farkıyla titizlikle seçilmektedir.

Uluslararası ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetimi ve ISO 9001 Kalite Yönetimi sertifikaları ile
kalitesini belgeleyen Jolly Tur, birçok prestijli ödüle de layık görülmüştür. En İyi Turizm Şirketi
Ödülleri, En Zengin Tur Seçenekleri Ödülü, En İyi Yönetilen İç Pazar Tur Operatörü Ödülü, Tüketici
Memnuniyetini İlke Edinen Firma ödülü gibi birçok ödül alan şirket, sektörün en iyisi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Tatillerinizi iptal durumunda güvence altına alan, yurtiçi ve yurtdışı seyahatlerinize yönelik
prosedürleri en yalın hâliyle çözüme kavuşturan, kararsız kaldığınızda deneyimleriyle öneriler sunan
kaç tane şirket tanıyorsunuz? Karar aşaması, fiyat araştırması, rota belirleme, bilet rezervasyonu, otel
rezervasyonu derken tatil hayalleriniz çoğu zaman stresli bir işe dönüşebilir. Oysa Jolly Tur, sizi bütün bunlarla uğraştırmadan sadece mutluluğunuz için çalışır. Dünyada sayısız gezilecek ve görülecek yerler, tadına bakılacak yemekler, tanışılacak insanlar ve tanınacak kültürler varken, hem de bunlar uygun fiyatlarla mümkün olabiliyorken, Jolly Tur daha fazla stres yaşamanızı istemez. Daha keyifli tatiller için kararınızı verdiyseniz tıklayın; Jolly Tur, ihtiyacınız olan tatili serüvene dönüştürsün. Keşfedilecek onca yer ve macera için arkanıza yaslanabilirsiniz.


22 Mart 2016 Salı

Amerika'da Doğum ve Sorularınız

Sizinle en çok temas kurduğum yazılar, çok eksik bıraktığım, aslında anlat anlat bitiremeyeceğim doğum hikayem :) Erkeklerin asker, kadınların doğum hikayeleri bitmezmiş, benimki de o hesap.

Eksik bırakmamın nedeni, nasıl yazacağıma karar verememem. Dramatize etmek istememem, herhangi bir şeye paye çıkarmak istememem, doğuma yaklaşan insanları kendi tecrübeme ait fikirlerimle etkilemek istememem, vs.. Bu yüzden en azından hikayeme çok girmeden, en çok sorduklarınıza dair bir yazı hazırlamak istiyorum.


1. Amerika'ya bir acenta yardımıyla mı gittiniz? Evi, hastaneyi kendiniz mi ayarladınız?
- Her şeyi kendimiz ayarladık, acentaya ihtiyaç duymadık. Daha önce çok kez yaptığımız yurtdışı tatilleri de hep kendimiz ayarlıyorduk, tecrübemiz vardı yani. Tecrübeniz olmasa da çok altından kalkılamayacak bir şey yok. Artık her şey internette, elinizin altında.
Hadi size möbleli, bir kaç ay süreli ev bulmak için kullanabileceğiniz güzel web siteleri yazayım:
www.airbnb.com
www.vrbo.com
www.homeaway.com

2. Hastaneye nasıl karar verdiniz?
- Hastaneyi ve şehri biraz da bütçemize göre seçtik. Los Angeles, New York gibi şehirlerde belli başlı bir kaç hastane bulup fiyat da aldık, bunlar bizim bütçemizi aşacak gibi duruyordu. Chicago'da St. Joseph Hastanesinde makul bulduğumuz bir fiyat alınca kararımızı da öyle verdik. Tabi bu seçimi internette çeşitli kaynaklardan araştırıp güvenilirliği teyit ettik. 

3. Doktorunuzu nasıl seçtiniz?
- Çok rahat bir hamilelik geçirdim, doktor kısmını biraz da bu nedenle hiç önemsemedim. Sonuçta doğumumu dünyanın en gelişmiş ülkesinde yapacaktım, herhangi bir doktora güvenebilirim, sisteme güvenerek gidiyorum, diye düşündüm. Doğumum hiç beklediğim gibi olmadı, hamileliğimin aksine olaylı geçti. Doktorum hastanenin bana atadığı biriydi, doğuma gelmedi, başka doktorLAR katıldılar. Şansıma (aslında bakış açınıza göre şanssızlığımdan diye de düşünebilirdiniz) Chicago'nun en ünlü doktoru doğumuma girdi. Yani doktora, ekstra bir doğum ücreti ödemedim ben.

4. Kaçıncı haftada Amerika'ya gittiniz?
33.haftada uçtum. 36. haftaya kadar uçabilirsiniz, sizin tercihiniz. 

5. Doktor kontrolleri nasıl oluyor?
34,35,37. haftalarda hastanenin bana atadığı doktora muayeneye gittim. 38.haftada doğum yaptım zaten, doktor 36.haftada artık bakacak bir şey yok, bir dahaki sefer doğuma gelirsin dedi, tamam dedik. Hastaneye kontrole gittiğinizde, sekreterden sıra numarası alıp bekleme odasında isminizle çağırılmayı bekliyorsunuz. Yaklaşık 40 dolar gibi de bir ücreti var. Her seferinde önce hemşire sizi alıyor. Tansiyon, kilo, ve idrardan beta HCG bakıyor. Daha sonra doktor odasına geçip doktoru bekliyorsunuz. Evet, Türkiye'deki gibi değil, ultrason yok. Kağıt cetvelle bir şeyler ölçüyor. Sadece 1 gün doktor kızcağızım eski bir ultrason taşıdı zar zor ve baktı, tamam bir şey yok dedi geçti. Ultrason da öyle benim Türkiye'deki doktorumun uzay üssü muayenehanesinin pırıl pırıl ultrasonu gibi değildi yani, 36 haftalık bebeği resmen anlamıyorsunuz görüntüden. 

6. Hastaneye ödeme hangi aşamada yapılıyor?
Chicago St. Joseph hastanesinin sistemi şöyle: Size sezaryen, normal doğum ve epidural anestezi paketleri sunuyorlar. Bu paketleri kabul ettiğiniz takdirde, belirttikleri limitlere kadar, olağan bir doğumda karşılaşılabilecek her şeyi kapsıyor. Eğer kabul ettiyseniz, ödemeyi bu ilk aşamada yapmanız gerekiyor. Biz kredi kartından çektirdik. Doğum esnasında/sonrasında olağandışı bir durum olduysa (küvöz/ yoğun bakım/ anestezi vb.) bunları ayrıca taburcu olduktan bir süre sonra ödüyorsunuz. Ekstra ücretler konusunda, hastanenin pazarlığa açık olduğunu da ekleyeyim, gözünüz korkmasın.

7. Türk doktor seçeyim mi, İngilizce problem olur mu?
One-Two-Three Push Push Push :) Unutulmaz repliği hayatımın :) İngilizcenin çok önemi yok, o an tarzanca da olsa anlaşırsınız merak etmeyin. "You can't drink water, only ice!" böyle bir şeyler işte en fazla. Bir gün bir baktım annem bir hemşireyle dost olmuş, birbirlerine sarılıp ağlaşıyorlar, ve bir de baktım inanılmaz İngilizce konuşmaya başlamış. En büyük icatlar bile kriz anlarında bulunurmuş, o an dökülüverir her şey, siz farkına bile varmazsınız.

Sorularınızı toplu yanıtlamaya devam edeceğim...