3 Kasım 2011 Perşembe

Ankara'da Yılın İlk Karı Başladı!

Bilkent dolaylarında az önce kar yağmaya başladı! Yılın ilk karını bugün fotoğraflayabilirsem bloguma ekleyeceğim. Ama şu an elimdeki cep telefonu pek güzel görüntü alamıyor. O yüzden şimdilik buraya, geçen senenin iş yeri kapattıran kar manzaralarını koyuyorum...



Arabaların gömülüşü

Tek ayağımla açtığım derin çukur

Snow Angel

Serviste mahsur kaldığımız anlar


























Bu görüntüleri Kasım'ın başında değil, sonunda görmemiz yeterli bence. O yüzden hemen şimdi güneşin tekrar açmasını diliyorum... Bayram tatilinin güzeli, güneşli ve sıcak günlerde olur değil mi? :) Bize acı hava durumu!

2 Kasım 2011 Çarşamba

Kitab-ı Cihannüma'yı Bilir misiniz?

Boyut Yayınlarından aradıklarında bir sürü işim vardı. Ama 'Cihannüma' dediklerinde akan sular durdu. Kitabı aldıktan sonra beklemesi, bana çok uzun geldi. Neyseki bugün kitabım elimde!


Katip Çelebi
Size biraz bu kıymetli kitabımdan bahsedeyim :) Kelime anlamı; "her yanı görmeye elverişli, camlı çatı katı veya taraça kule", kitabın her yerde adı geçen yazarı Katip Çelebi. Ancak bazı araştırmacılar, yazarın yalnız Katip Çelebi olarak gösterilmesini, kitaba büyük emeği geçen İbrahim Müteferrika'ya haksızlık olduğunu düşünüyor.












1648 yılında, Osmanlı'nın Yükselme Döneminde yazımına başlanıyor. Kitapta daha çok coğrafi bilgilere yer veriliyor ama aralarda sosyolojik ve astronomik bilgiler de var. Hatta dünyanın yuvarlak olduğunun kanıtı bile yer alıyor. Dünya yuvarlaktır, katmanları vardır...

Tabii o dönemin koşullarında haritalar, bugün bildiğimizden çok farklı. Yeni Zelanda bile bilinmiyor. Ancak Osmanlı, yeni topraklar bulmalı, fetihlerine yenilerini eklemeli! Avrupa da, bir yandan, daha da zenginleşmek için yeni kaynaklar arıyor! İşte böyle bir tarihi dönemde yazımına başlanıyor.



Aslında Katip Çelebi de, kitabı iki kez yazıyor. İlkini tamamlamak üzereyken eline Avrupa'da hazırlanmış bir kaynak geçiyor ve ikinci kez kitabı yazmaya koyuluyor (ikinci kitaba başlama tarihi de 1654). Tamamlayıp bir kaç el yazmasıyla çoğaltan da İbrahim Müteferrika. 698 sayfalık eserin 325 sayfasını İbrahim Müteferrika eklemiş. Hazırlanan bu eserde son 70 yılın (!) keşfedilmiş tüm toprakları var. Ama sonuçta kitabın tam olarak kaç adet çoğaltıldığı bilinmiyor. Örneklerden biri Yapı Kredi Bankasına ait Kazım Taşkent Kütüphanesinde, biri TBMM'de, biri İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde, bir örneği de Boyut Yayınları Genel Yönetmeni Bülent Özükan'da. Hepsi el ile çoğaltıldığı için, yazı karakterinden resimlere kadar birbirinden oldukça farklılarmış.

İlk basımın ardından 360 yıl geçiyor. Boyut Yayınları sahibi Bülent Özükan, Cihannüma'ya yeniden can vermeye karar veriyor: "Kitab-ı Cihânnümâ"ya bir müzayede sonucu sahip olmuştum. Dokunmaktan, merakımı giderirken öğrendiklerimden büyük keyif aldım. Kıskanç bir koleksiyoncu gibi kitabı saklamak yerine, öğrendiklerimi paylaşmaya karar verdim. Yayıncı olarak başka nasıl karar verebilirdim ki? "







Elimdeki kitabın, kağıdı özel imal edilmiş. 16.-17.yy'da kullanılan kağıdın özelliklerinin aynısı... Özel üretilmiş ve başka hiç bir yerde kullanılmıyor. Kullanılan altın yaldızları nakkaşlar işlemese de, aynı özelliği hissettirecek yaldız yurtdışında özel üretilmiş. Kitap; Türkçe, İngilizce ve Osmanlıca olmak üzere içerisinde 3 ayrı dili barındırıyor. Özel izinle çoğaltılan eser 1950 adet basıldı ve sınırlı sayıda okuyucuya özel olarak sertifikalandı. 2008'den beri tüm bu detaylarla uğraşan ekip, 3,5yılda çalışmaları tamamlayabilmiş.

Özel baskılardan 11.si Nobel ödüllü edebiyatçımız Orhan Pamuk'ta
































Tüm bunlar benim inanılmaz ilgimi çekiyor. Çocukken oynadığımız oyunlarda; haritalar çizer, yataklarımızı gemi farzeder, yeni topraklar keşfederdik. Kitap elime geçtiğinde, adeta o duygular içindeyim yine. Keşfedilmemiş toprakların olduğu, havacılığın olmadığı, dünyanın yuvarlak olduğunun bile yeni yeni kabul gördüğü bir dünya! Ben elimde kocaman Cihannüma ile şimdi o Dünya'dayım...

1 Kasım 2011 Salı

DO&CO'nun Uçan Aşçıları!

Türk Hava Yolları'ndan Lufthansa'ya, Qatar Airways'den Air France'a kadar bir çok havayolu şirketine uçan aşçılarıyla destek veren bir firma var: DO&CO. Üstelik bu firma bir Türk'e ait!


Shareholder Structure:
40,95 % Attila Dogudan Privatstiftung
12,00 % DZR Immobilien und Beteiligungs GmbH
47,05 % Free Float

Bence tam anlamıyla harikalar yaratan Do&Co firmasının, Mayıs ayında, Tayland yolunda, bize sunduğu  akşam yemeklerini ve kahvaltısını aşağıda görebilirsiniz:




Uçağa biner binmez THY Hosteslerinin bize dağıttığı menüden yemeklerimizi kendimiz seçtik. THY'nin konforuna yakışır harika yemekler, bizi yolculuğumuz sırasında çok mutlu etti!

Havayollarından birine ait bir dergide, Attila Doğudan'la yapılmış bir söyleşi okumuştum. Detaylarda mükemmeli hedefleyen Attila Bey, her öğünde menüye peynir eklediğini söylemiş. Peynir, her öğünde yenebilecek ve bir çok kültüre hitap eden bir yiyecek olduğu için, hemen hemen hazırladıkları her tabağa koymaya çalışıyorlarmış.

DO&CO hakkında daha fazlası için: