8 Ocak 2012 Pazar

Merhaba Tayland - Sawasdee Thailand - สวัสดี ไทย

2011 Mayıs ayında gittiğimiz Tayland'ı bugünlerde oldukça özledik. Sürekli o günleri andığımızı, bir kaç günde bir, tekrar gitsek neler yapacağımızı düşündüğümüzü farkedince, bir Tayland yazısı yazarak avunmaya karar verdim.

Yazıyı okurken Tai şarkıları da dinleyebilirsiniz. İlki sürekli sahillerde ve taksilerde çalan şarkılardan: http://www.youtube.com/watch?v=Xjc7sGrv7bE&feature=related 

THY ile yaptığımız, son derece rahat, 9 saatlik bir uçak yolculuğu sonrasında ilk Tayland izlenimlerimizi Bangkok Suvarnabhumi Havaalanında  edinmeye başladık. Sürekli yenilenen taze çiçekler, mükemmel bir havaalanı bahçesi, turuncu cübbeli-seyahat eden keşişler ve Budistlerin inandığı tanrıların heykelleri! Başka bir dünyaya geldiğimizi düşleyebilirsiniz.

Phuket Havaalanı - Sürekli tazelenen çiçekler 

Bangkok Suvarnabhumi Havaalanı Bahçesi

Gezgin ve yardımsever keşişler. Bayanlar, onlara değmemeye dikkat etmelisiniz!

Budist bir ülkenin havaalanına inmiş bulunuyorsunuz!

Ne var ki, havaalanında yalnızca 1-1,5 saatimiz vardı. İlk hedefimiz Phuket Adası olduğu için, Asya'nın renkli çocuğu Bangkok'a "1 hafta sonra görüşmek üzere!" diyerek tekrar havalandık.

Phuket Havaalanına indiğimizde, otele nasıl varacağımızı, taksiye ne kadar para vermemiz gerektiğini iyiki önceden okumuştuk. Yoksa dilini bilmediğiniz, kültürünü bilmediğiniz, çekik gözlü, şen bir Taylandlı taksici sizi bolca kazıklayarak herhangi bir noktada, bavullarla ve çaresiz bırakabilir! Önce mutlaka iyi bir pazarlık yapmalısınız, zaten bundan sonra da Phuket'te pazarlıksız hiç bir şey yapmamanız gerektiğini bilmelisiniz.

Cennetin Diğer Adı: İndigo Pearl

Bir yandan otelde çalan tarzda bir şarkı dinleyebilirsiniz: http://www.youtube.com/watch?v=-TWk6yNfBx0&feature=related

Bizim otelimiz, havaalanına en yakın koylardan biri olan Nai Yang'daki Indigo Pearl Oteldi. Hatırladığım kadarıyla taksiye 200Baht vermiştik (100Baht=5TL). Merkez Patong'a gidiyorsanız, taksiye 1200-1500 Baht ödeyebilirsiniz. Trafik sağdan aktığı için Tayland'da araba kiralamak bizim için mümkün değildi. Gitmeden önce, bir kaç blogda motosiklet kiralayanların olduğunu okuyunca biz de planımızı buna göre yapmıştık. Ama gerçekler pek de bloglarda yazdığı gibi değildi. Sağdan akan trafikte, özellikle geceleri virajlı yollarda inanılmaz rahatsızlık duyuyorduk, sürekli çarpışacağımız hissiyle, ben gözlerimi bile açamıyordum. 
Otelimize vardığımızda, hayatımızda ilk kez gördüğümüz ağaçlardan, çiçeklerden ve yapılardan gözlerimizi alamadığımızdan, hızla yanımıza gelen 2-3 görevlinin bavullarımızı aldığına, bizi hemen rahat ettirmeye çalışmalarına teşekkür bile edemez bir haldeydik. Önümüze tepsilerle soğutulmuş havlular koyuldu, boyunlarımıza taze çiçeklerden yaptıkları kolyeler geçirildi, buz gibi guava suyu elimize tutuşturuldu, biz galiba cennetteydik! (Şimdi sanki her tarafta kokan, bayıldığımız yasemin kokusunu da duyuyorum) Bu şaşkınlıkla fotoğraf çekebildiğimi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Ama karşılaştığımız manzaraları daha sonra bolca fotoğrafladım:


Cam bilyelerle yapılmış "Yılan Derisi Havuzu"

Yılan Derisi Havuzu


Taylanda ait endüstriyel malzeme, çatal-kaşıktan mumluğa, odadaki malzemelerden perde tutacaklarına kadar, her yerde kullanılıyor.

Indigo Pearl'ün verdiği Karma Felsefesi Kitabımız
 Indigo Pearl mimarı Bill Bensley, doğayı, Tayland'ın endüstriyel malzemesiyle harmanlamış. Odalarda Tai ipeği kullanılmış. Otelde 4 duvarın birleşmesiyle oluşan sıradan bir tuvalet bile bulamazsınız. Bu oteli seçmemizin nedeni, bu mimariyi kaçırmak istemememizdi. Phuket'e gittiğinizde, merkeze oldukça uzak bu otelde mutlaka bir kaç gün de olsa geçirin. Kendinizi Karma ruhuna bırakın, muhteşem Tai mutfağı ve Tai halkının sunduğu harika hizmetin keyfine varın.

Mimar Bill Bensley için: http://www.bensley.com/

Phuket için en çok önerilen sezon, Türkiye'nin kış mevsimine denk gelen aylardır. Bizim gittiğimiz Mayıs ayında bolca muson yağmuru olacağını okumuştuk. Özellikle muson yağmurlarını görmek isteğimize karşın 5-10 dakikalık hızlı yağışlar dışında bir şey olmadı. Hava Phuket'te 12 ay boyunca sıcak oluyormuş, 12 ay boyunca zaman zaman yağış da görülebiliyormuş. Bazı kaynaklar yağışlardan dolayı Mayıs-Eylül arasını önermese de, bizim Mayıs ayında hiç bir hava engeliyle karşılaşmadığımızı belirtmeliyim.

Bu kelimeleri hep kullanmanız gerekecek! Gitmeden ezberleyin :)
Balayı çiftiyseniz, Phuket'te ayrı bir ihtimam görürsünüz. Tuttuğunuz oda ne olursa olsun, öncelikle sizi daha da lüks bir odaya yerleştirmek için ellerinden geleni yapacaklardır. Bunun için evlilik cüzdanınızı yanınıza almayı unutmayın!

Daha odanıza yerleşmeden, oteli bir haritada uzun uzun anlatacaklar. Ama siz yine de kocaman bir arazi içinde, ağaçların arasında kaybolup duracaksınız. Ayrıca yandaki minik Tai sözlüğünü de verecekler, belki önceleri çok önemsemediğiniz bu sözlük olmadan, bazen insanlarla hiç bir iletişim kuramadığınızı farkedeceksiniz. Tai halkıyla el işaretleriyle anlaşamadık, sanırım vücut dillerimiz bile birbirinden farklıydı. İngilizcelerinin çok zayıf hatta yok denecek seviyede olduğunu da eklemeliyim. Öyle ki, yemek salonunu aradığımızı ne İngilizce  ne de el işaretleriyle bile anlatamıyorduk...

Tayland yazıları devam edecek...

5 Ocak 2012 Perşembe

Anlar, Sadece Anlar. Siz de Anı Yaşayın!

Bugün okuyup, çok beğendiğim bir şiir. Jorge Luis Borges şiiri, bugün herkesi umarım biraz canlandırır. (Borges 2ay devam edebildiğim dönemde :), İspanyolcayı 10 öğrenme nedenimden biriydi.)


ANLAR


Bakalım bu fotoğrafı tanıyanlar olacak mı? :)
Eger,yenıden başlayabilseydim yaşamaya, 
İkincisinde daha çok hata yapardım. 
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım. 
Neşeli olurdum, ilkinde olmadıgım kadar, 
Çok az şeyi 
Ciddiyetle yapardım. 
Temizlik sorun bile olmazdı asla. 
Daha çok riske girerdim. 
Seyahat ederdim daha fazla. 
Daha çok güneş doguşu izler, 
Daha çok dağa tırmanır,daha çok nehirde yüzerdim. 
Görmedigim bir çok yere giderdim. 
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye. 
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine. 
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım. 
Yeniden başlayabilseydim eger,yalnız mutlu anlarım olurdu. 
Farkında mısınız bilmem. yaşam budur zaten. 
Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın. 
Hiçbir yere yanında su,şemsiye ve paraşüt almadan, 
Gitmeyen insanlardandım ben. 
Yeniden başlayabilseydim eger,hiçbir şey taşımazdım. 
Eger yeniden başlayabilseydim, 
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım. 
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla. 
Bilinmeyen yollar keşfeder,güneşin tadına varır, 
Çocuklarla oynardım,bir şansım olsaydı eger. 
Ama işte 85'indeyim ve biliyorumn... 
ÖLÜYORUM.... 
Arjantin-1985



Okuduktan sonra "keşke yapabilesem" dediklerinizin değil, "iyi ki böyle" dediklerinizin daha çok olmasını dilerim...

3 Ocak 2012 Salı

Yeni Yılın İlk Dedikoduları :)

- Orhan Pamuk'u daha Perşembe günü yazmıştım. (Okumak için: http://kisakahvemolasi.blogspot.com/2011/12/bir-kitap-yazdm-basma-geldi.html) İlginç bir şekilde, gereksiz bir kare fotoğraf uğruna röportaj veren yeni sevgilisi de vardı yazımda. Bana, gerçek hayata pek uyarlanamamış bir Orhan Pamuk karakteri gibi gelmişti. Geçen hafta, medyada bu haberi okuyorduk ki, bugün Orhan Pamuk'la ilgili yeni bir olay daha patlak verdi. Ne oluyor anlamadım... Orhan Pamuk'la ilgili dedikoduların ardı arkası kesilmiyor bugünlerde. Orhan Pamuk'un, Alman Türkolog Prof.Dr.Catharina Dufft'tan 5 yaşında bir oğlu varmış. Orhan Pamuk bunu reddetse de, Alman mahkemeleri çocuğun Pamuk'a ait olduğu konusunda karara varmış. Şimdi Dufft, çocuğunun Pamuk'un mirasından mahrum kalmaması için, Türk mahkemelerinde aynı davayla uğraşmaya başlamış.

- Ahmet Hakan'ın sürekli bunalmış, sürekli "neyi eleştirsem" hali de ayrı komik. Günler öncesinden yılbaşı programı yapmadığını, o gece eğlenmek zorunda hissedenleri komik bulduğunu köşe yazılarında ve twitter'da duyuran Ahmet Hakan, bugün de uzun uzun yılbaşı gecesini anlatmış: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19582989.asp . Ahmet Hakan da kendini eğlenmemek için kasmasa daha rahat edermiş...

Ünlüler Yeni Yıla Nasıl Girdi?
Hülya Avşar Günay Restoran'da sahne almış. Fotoğrafta kızı Zehra ile.

Serdar Ortaç, alışık olduğumuz görüntüleriyle Kıbrıs Cratos Premium'da.


Beren Saat, Yılmaz Erdoğan-Belçim Bilgin çiftinin düzenlediği ev partisine katılmış. Fotoğrafta modacı Özgür Masur'un asistanı Serkan Kazancı ve oyuncu Farah Zeynep Abdullah'la birlikte...

Aynı partide Yılmaz Erdoğan, tombala için numara çekiyor.

Ankaralı iki oyuncu, Beren Saat ve Belçim Bilgin 2012'ye bir arada girerken

Yılmaz Erdoğan-Belçim Bilgin çiftinin ev partisinde Burak Kut, Serkan Kazancı ve Yalın

Sezen Aksu - Savoy Ottoman Palace'da

Demet Akalın-Hilton Convention Center 
Sertab Erener
-Bodrum İskele Meydanı
       
Hande Yener -
The Green Park Resort Otel
Bülent Ersoy - Nossa Costa

Bu ünlülerin adını yazmaya bile gerek yok herhalde. Aybike - Duygu ve Hande Hanımlar her gün Kısakahvemolasını takip ettiklerini konuşurken...

Ünlü bayanlar 2012'ye Ankaranın tanınan isimlerinden Bahadır Bey'in evinde girmeyi tercih etti.

Deniz Bey, 39 derece ateşle katılmayı tercih ettiği partide, ayakta zor dururken görüntülendi. Aybike Hanım'ın bu fotoğrafta tanıtımını yaptığı cipsler büyük beğeni topladı. Hande Hanım, kemik erimesine karşı faydalı olduğunu belirttiği Malibu kokteylini elinden düşürmedi. İstanbul'dan katılarak organizasyonu renklendiren Elçin Bey ve sevgilisi Duygu Hanım, süpriz hediyeleriyle geceyi hareketlendirdi. Bahadır Bey bu partiyi de Bilkent Üniversitesi sponsorluğunda gerçekleştirmeyi tercih etti. Geceye İstanbul'dan katılan bir başka isim olan Murat Bey, ev sahibinin sol omzuna yaptığı baskı sonucu kisakahvemolası blogcusuna en yakın boyda konuk izlenimi verdi.
Gecenin ilerleyen saatleri renkli görüntülere sahne oldu.
Hoşgeldin 2012 :)