21 Eylül 2012 Cuma

Dünya Çizgi Çizgiymiş, Ben Gördüm.

 Dünya Çizgi Çizgiymiş, Ben Gördüm.






















Tüm gezi blogger'larının mutlaka yazması gereken temel şeyleri yazacağım (ki zaten çoğu yazmış durumda).
Başını alıp gitmek, yabancı bir ülkeye gitmenin heyecanını yaşamak, hatta bazılarının deyimiyle "leyleği havada görmek" kolay değil.
Türkiye'de yaşıyorsanız yani, özellikle hazırlık aşaması gerçekten çok zor.
Önce gezmek için her şeyi göze alacaksınız, gezmeyi her şeyden çok isteyeceksiniz.
Yoksa inanın bana, herkes "lafta" gezmeyi çok seviyor ama nedense çok az insan geziyor.

ZANNEDİLDİĞİ GİBİ LEYLEĞİ HAVADA GÖRMEZSİNİZ
- Tayland'ı size blogumda uzuuun uzun anlattım. Rüya gibi masmavi suları, uzun plajları, müthiş doğayı, ardından leziz ve ucuz bir ıstakozu, en sonunda da tüm vücudunuzu dinlendirecek harika Tai masajını hayal edenlere sözüm :) Buradan Tayland'a 10 saatte uçuluyor arkadaşlar, var mısınız? Kaldığınız süre boyunca peynir-ekmek-et-süt-zeytin-domates filan yok, kahvaltıda bile karidese, tropik meyvelere, ne olduğunu anlamadığınız bir takım yiyeceklere tamam mısınız? Harflerine bile en ufak yakınlığınız olmayan Tai diline, İngilizcesi neredeyse olmayan insanlar karşısında ara sıra ter dökmeye? Her mahallesi internetteki fotoğraflardaki gibi olmayan Bangkok sokaklarında, hızla şehir merkezinden uzaklaştığını hissettiğiniz ve durduramadığınız bir taksi şoförü deneyimi de normaldir, ekleyeyim.
Amsterdam'da, vitrinde uyuyan bir minik kedicik...

ASLINDA ÇOK ZORDUR GEZMEK...

- Çok titizseniz gezmek hobi değil fobi olabilir. En hijyenik yer, kendi temizlediğinizden emin olduğunuz evinizdir, belgeselleri izleyerek Dünyayı gezdiğinizi hayal edebilirsiniz, hem de bedavaya! Zira bir arkadaşımızın Amsterdam'dan aktardığı tek hatıra "Yalap şap siliyorlardı garsonlar masayı, bu mu Avrupa?". E Avrupa, sandığınızın aksine hastanelerin yoğun bakım servisine hiç benzemiyor. Yani kaldırımlar alkolle filan temizlenmiyor. Evet, o insanlar yataklarının dibinde çıkarıyorlar ayakkabılarını. Hatta Avrupalı teyzeler evlerini çamaşır suyuyla da kırklamıyor. Sokakların, metroların genelde idrar koktuğuna da şaşırmayın. Ayrıca, nedense, ülkemizde neredeyse hiç sevilmeyen nam-ı diğer "tüylü yaratıklar" , Avupa'da ise kesinlikle hayatın bir parçası kedicikler, köpekcikler; metroda, züccaciyede, restoranda, cafede... Kısacası aynı bizler gibi, hakları olduğu üzere ve elbette medeniyetin getirisi olarak, onlar da her yerdeler.
Amsterdam'da Queen's Day sonrası sokaklar, meydanlar çöp içinde :)

GEZMEYE BAŞLAMADAN ÖNCE HER ŞEY, BÜYÜK EZİYETTİR...



- Gelelim "mutlaka yazılması gereken ilk şey"e;
Yurtdışına gitmek demek, vize almak demektir. Yeşil, siyah veya hizmet pasaportu olmayan bizim gibi sıradan bir vatandaşsanız, bununla her seyahatinizde uğraşırsınız. Öyle sanıldığı kadar kolay değildir gezmek. Bizimki gibi, her an dosyada hazır evraklar durur, dolabınızın bir köşesinde.

* Vize talep dilekçesi (internette vize talep dilekçe örneği diye aratıp ne yazmanız gerektiğini bulabilirsiniz.
* Biyometrik SCHENGEN VİZE fotoğrafı (2 adet, fotoğrafçınıza gideceğiniz ülkeyi söyleyin, onlar ülkeye göre boyutları ayarlarlar)
* Vize başvuru formu ( Hangi ülkeden giriş yapacaksanız formu o ülkenin konsolosluğundan veya büyükelçiliğinden alırsınız)
* Pasaport ve fotokopisi ( 1-4 arası sayfalar, vize olan sayfalar ve 60. sayfa)
* Şirkette çalışanlar için şirket antetli kağıda, yapılacak seyahatle ilgili vize talep dilekçesi
* Şirketinizle ilgili ticaret sicil gazetesi fotokopisi
* Şirketinize ait imza sirküleri fotokopisi
* Şirketinizin vergi levhası fotokopisi
* Şirketinizin oda sicil kaydı fotokopisi
* Kişinin son 3 aylık maaş bordrosu
* Kişinin son 3 aylık banka hesap özeti (bankadan çift ıslak imzalı) ( Hesap hareketli olacak, son bakiyesi kalacağınız süreye göre değişmekle beraber -kalacağınız süre en fazla 1 hafta ise- 1500 TL'nin üzerinde olmalı. Ayrıca son bakiye tarihinizle vize başvuru tarihiniz arasında maksimum 15 gün olmalıdır.)
* SSK işe giriş bildirgesi
* SSK'lı hizmet dökümü (e-devlet şifresi ile edinilecek)
* Yurtdışında kalacağınız otel/ev rezervasyonunuz
* Uçak rezervasyonlarınız (gidiş-dönüş)
* Varsa kiralık araç rezervasyonu ve tren bileti
* Eğer bir yakınızda kalacaksanız, gidilen şehrin belediyesinden onaylı davet yazısı
* Nüfus kayıt örneği
* Evlilik cüzdanı fotokopisi
* 30.000 Euro teminatlı seyahat sağlık sigortası (15 güne kadar ortalama 10 euro'ya yaptırabilirsiniz.)
* Varsa konut / araba tapusu

Unuttum sanmayın. Bunları hazırlamak için koşturduğunuz yetmez. Üstüne bir de 60 Euro Vize bedeli...

- Eğer öğrenci olarak okumaya gidiyorsanız öncelikle Allah kolaylık versin. Çünkü bunun 2 katı kadar daha belge hazırlayacaksınız.

- Yukarıda yazdıklarım, bir şirkette çalışan kişiler için gerekli dökümanlar. Ev hanımları, emekliler, iş yeri sahibi olanlar ve dediğim gibi öğrenci olarak gidecekler için dökümanların bazıları farklılık gösterebilir veya ek döküman gerekebilir.

- Birden fazla Schengen ülkesine gidecekseniz; en uzun kalacağınız ülkeden vize almalısınız. Eğer gün sayısı eşitse veya hangi ülkede ne kadar kalacağınız belirsizse ilk giriş yapacağınız ülkeden vize almalısınız.

- Vize başvurusu yaptığınız zaman, bir sebepten dolayı 6 ay veya 1 yıllık vize ihtiyacınız varsa, vize memuruna ilerleyen aylarda başka Avrupa seyahatiniz olduğunu bildirin. Varsa ileri tarihli geziniz için rezervasyon belgelerini sunarak, verecekleri dilekçeyi doldurmalısınız.

- İtalya, Hollanda veya İspanya'ya gidiyorsanız, konsolosluk görevlileriyle mülakat süreci geçirmeden 50 TL civarında bir ücret ödeyerek aracı kuruluşa başvuru yapabilirsiniz. İtalya ve Hollanda için İDATA, İspanya için VFS Global adlı şirketler, daha rahat bir şekilde vize başvurusu yapmanıza olanak sağlıyorlar.

Tüm bunları yaptıktan sonra, Dünya çizgi çizgi miymiş; yoksa sizin için sınırsız ve çook özgür mü hala?

Yine uçaktan Viyana manzarası

6 yorum:

essra dedi ki...

ah su vize alma kismis olmasa hersey daha guzel olacak:) yararli bir yazi olmus eline saglik :))

KısaKahveMolası dedi ki...

Kesinlikle... Çok teşekkürler :)

Adsız dedi ki...

Valla inanın gözüm korktu.İnsan gezmeye mi gidiyor.....

Deli Anne dedi ki...

çok gerçekçi bir gezi yazısı, ellerinize sağlık.. hiç de gülpembe değil gezmek ve dahası öyle gibi oluyor başkasından dinleyince :)

KısaKahveMolası dedi ki...

@Adsız; gerçekler maalesef böyle...
@Deli Anne; bayıldığım yazıların ve çocukların sahibesi! Sizi burda gördüğüme çok sevindim! Yazdıklarınıza aynen katılıyorum, gezip gelince; vize aşamasında veya gezi sırasında yaşadığımız zorluklar geri plana çekiliyor. Günlük hayatın rutiniyle en iyi anları özleyip yazıyoruz, okuyanlar her yanıyla "vur patlasın çal oynasın" bir hayat sanabilir ama hangi gerçek böyle ki?

Deniz dedi ki...

Herkes "gezmeyi severim" der-de öyle mi gerçekten..Az insan gerçekten gezer, onlar da bu uğurda bu eziyete katlanır..