Blogum şimdiden mucizeler yaratmaya başladı!!! Bu gece beni çook ama çok mutlu eden bir sürprizle karşılaştım! Beni hep blogumla ve yazılarımla ilgili motive eden arkadaşlarım Aybike ve Murat, bu gece sevincimden ağlattılar :)
http://kisakahvemolasi.blogspot.com/2011/10/anne-ben-blogcu-oldum.html linkindeki yazımda mektup almayı çok sevdiğimi yazmıştım. Onlar da bu yazım üzerine bana harika bir mektup yazmışlar... Bu mektubu ben evde yokken, Aybike bizim posta kutumuza bırakmış! Posta kutusunda mektubu gördüğüm an eve nasıl koştuğumu ve mektubu nasıl açtığımı görmeniz gerekirdi... Zarfın içinden, görür görmez bayıldığım, inanılmaz güzel, kapağı dantel işlemesi gibi yapılmış çok zarif bir mektup kağıdı çıktı! Aybike bu kağıdı orta birinci sınıftayken Amerika'dan almış. Bu güzel mektubu onun bugüne kadar sakladığından daha uzun saklayacağım! Hiç vakit kaybetmeden ilk okur mektubumu bu gece blogumda sizlerle paylaşıyorum:) Canım arkadaşlarıma da tekrar çook teşekkür ediyorum!
Artık balkon soğudu ama salonda da kahve keyfi yaparız:) Siz yeterki gelin! Deniz hemen uçak bileti bakmaya başlasın:)
17 Ekim 2011 Pazartesi
10 Ekim 2011 Pazartesi
Starbucks'ın İlginç Kararı...
Aşağıdaki ilginç haber hakkında ne düşünüyorsunuz? Starbucks gerçekten altın çağlarını yaşıyor, uzun süre ağırladığı müşterilerini, hızla gönderecek bir yöntem dahi satış oranlarıyla ilgili, büyük bir endişe yaratmıyor belliki...
Böylece, yoğun şubelerinde, sabahtan akşama kadar laptop'uyla masa işgal eden müşterilerinden kurtularak, kısa süreli kahve zevki yaşamak isteyenlere yer açılacağı hedefleniyor.
Starbucks, geçen yıl tüm müşterilerine ücretsiz kablolu internet hizmeti sağlamaya başladıktan sonra 'laptop aylakları'nın favori mekanlarından birine dönüşmüştü.
Peki Starbucks müşterilerine karşı tavrında haklı mı?
"Hayır" diyor ZDNet'ten Zack Whittaker: Starbucks'ların artık iş olarak da ana fonksiyonlarından biri, tuhaf, yapışkan sandalyelerine rağmen, kahve içerken wireless internet keyfi sunmasıyla, okul kütüphanelerine alternatif oluşturması.
Müşterilerin hiçbir alışveriş yapamadan saatlerce masa işgal etmesi ne kadar yanlışsa, müşterilerin elektiriğini kesmek de kafe zinciri açısından yanlış bir yola girdiğinin göstergesi.
"Evet, bu karar kesinlikle adil" diye yazan The Stir yazarı Kim Conte: Bu kararı almakta niye bu kadar geciktiler ki? Her ne kadar ben de sürekli laptopuyla Starbucks'ları dolaşan biri olsam da, karar çok mantıklı.
Laptop aylakları, her kafenin büyük bölümünü gün boyunca işgal ediyor ve kafenin diğer müşterilerine çok az yer kalıyor. Eğer müşterilere terbiyeyi elektriğin kesilmesi öğretecekse, bırakın öyle olsun.
"Kahve müşterisi bunu istiyor" diyor Starbucks sözcüsü Alan Hilowitz : Kahvelerini ve pastalarını satın alıyorlar ancak oturacak hiçbir yer yok. Bu yeni politika özellikle yoğun şubelerimizin işlerini artıracaktır. Müşterilerimizin çoğunu sevindirecektir. Kafemizi, ev ofis sanan çok az düşüncesiz müşterimizin canını sıkacaktır. "
Ankara'nın göbeğinde bir Avrupa Cafe'si...
"Siz yola çıkın yeter, biz yolunuzun üzerinde olacağız" diyen Kafes Fırın, Eskişehir yolu üzerindeki Opet'in tam yanında. İçeride benzinlik yanında olduğunuzu asla hissetmeyeceğiniz bir hava esiyor. Özenle pişen ekmekler, seçemeyeceğiniz kadar çok pastalar, poğaçalar, yiyecekler vitrinde harika gözüyor.
Ankara'da bir değişiklik yaşamak istediğinizde kolaylıkla bulacağınız mekanın kahveleri özellikle harika. İnternet sitesinde bu kahveleri kumda ağır ağır pişirdiklerini okudum. Ağır pişen Türk kahvesinin lezzeti, olması gereken özenin göstergelerinden yalnızca biri. Ancak bu derece özenle ve sevgiyle yaklaşılan bir mekan insanı böyle etkileyebilir. Kafes benim Ankara'daki favori dinlenme noktam diyebilirim.
Ankara'da bir değişiklik yaşamak istediğinizde kolaylıkla bulacağınız mekanın kahveleri özellikle harika. İnternet sitesinde bu kahveleri kumda ağır ağır pişirdiklerini okudum. Ağır pişen Türk kahvesinin lezzeti, olması gereken özenin göstergelerinden yalnızca biri. Ancak bu derece özenle ve sevgiyle yaklaşılan bir mekan insanı böyle etkileyebilir. Kafes benim Ankara'daki favori dinlenme noktam diyebilirim.
İç tasarım son derece sade ve güzel, abartıdan uzak, dinlendirici. İsterseniz geniş bahçe bölümünde oturabilirsiniz, isterseniz de yerleri sokak taşlarıyla kaplı iç mekanda mutfaktaki hareketi izleyebilirsiniz.
Burada poğaça da ana yemek de satıldığı için fiyat aralığı 3-5 TL'den başlayıp yiyeceğiniz ürüne göre 25-30TL civarına kadar uzanıyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

