29 Mart 2012 Perşembe

Bir Şehir Değerlendirmesi: Phuket

Phuket yazıları sona erdi... Aslında tüm yazıların özeti gibi, atladığımız bir şeyler varsa gezginlere ufak öneriler yapabileceğim bir son yazısı yazmak istedim.

- Kalınacak otel: Indigo Pearl.
  Kalmasanız da bir görün. Merkeze uzak, tam 40 dakika ama uzakdoğu denince gözünüzün önüne gelen huzur ve konfor kesinlikle burada...
İndigo Pearl'den
İndigo Pearl - odadan bir görüntü
- Ucuz ve güzel yemek: Savoey Restoran.
İster keşif yapın ve gerçek Tai işi bir şeyler deneyin. İster risk almayın ve turist işi Tai yemeklerinin tadına bakın. 1 çeşit ana yemek/çorba veya meze ortalama 5TL, içki 7,5 TL civarında. Bu fiyatlarla sofrayı değişik lezzetlerle donatmak oldukça zevkli oluyor!

- Alışveriş:
Her yerde hediyelik eşya satıcıları, magnetçiler, giyim mağazaları görebilirsiniz. Giyim konusunda çok başarılı bir şey bulmak zor, turistik mekanlarda sıkça görülebilen, başarısız marka taklitleri burada da mevcut. Bence kaçırılmaması gereken alışveriş mekanı, Patong'daki JungCeylon Alışveriş merkezinin en alt katı. Burada tipik uzakdoğu tahta hediyelikleri, daha güzel hediyelik tişörtler, Tayland'ın farklı yerlerinde çekilmiş hoş uzakdoğu fotoğrafları ve minik çay saati tepsisi seramikleri gibi daha Tayland'a özgü ve hoş şeyler var.

- Ulaşım:
Araba kiralayabilirsiniz (çok da ucuza) ama trafik sağdan aktığı için alışmak çok zor, biz alışamadık. Taksi de pahalı değil, o yüzden en iyi ulaşım aracı diyebilirim. Otellerin genelde şehre gidip gelen ring servisleri oluyor ve bunlar oldukça konforlu. Ama servislerin de saatleri konusunda sıkıntı yaşanabilir. Tuk-tuk denen yerel araçlar var ama şoförleri oldukça çılgın oluyor.

- Phuket'e nasıl gidilir?
THY'nin son derece konforlu hizmetiyle yaklaşık 9 saatte Bangkok'a varılır. Sonra AirAsia'nın makul fiyatlı biletlerinden alarak Phuket'e 1 saatte varabilirsiniz. Air Asia, check in için ayrı ücret alıyor, bilginiz olsun. Para vermek istemiyorsanız iki kişi uçağın ayrı yerlerine oturuyorsunuz.
THY ile Bangkok'a direk uçuş var, gidiş-geliş: 1400-1500 TL civarında biletler bulunabiliyor.
Air Asia ile Bangkok-Phuket uçuşu gidiş geliş: 100-150 TL civarında.
Bangkok'a Türkiye'den aktarmalı olarak uçan Qatar, Emirates, Gulf Air gibi firmaların biletlerini de inceleyebilirsiniz.
THY ile Bangkok
- Yemekler nasıl?
Deniz ürünü oldukça ucuz ve lezzetli. Kırmızı et pek yaygın değil. Türkiye'de çin lokantalarına gitmekten hoşlanıyorsanız burada yapacağınız lezzet keşifleri de hoşunuza gidecek. Alışamadığımız tek şey çorbalarda kullandıkları kişniş (maydonoz görünümünde, yemekten ayırdığınızda aroması fazla kalmıyor). Kahvaltıda peynir-zeytin-ekmek üçlüsü yok. Taze meyveler, yoğurt, jambonlar ve enteresan reçeller var. Oteller Avrupa peynir çeşitlerinden biraz kullanıyor ve genelde krep yapıyorlar. Kahvaltıda taze guava suyu benim favorimdi. Sürekli deniz ürünü ve değişik yemekten bir süre sonra sıkılabilirsiniz, Mc Donalds hemen Patong ana caddede. Ayrıca Patong'da Hard Rock Cafe de var.
Biz bazı geceleri Indigo Pearl'ün restoranlarında yer ayırtarak geçirdik. Söylemeye gerek bile yok, çok da fazla övdüm Indigo Pearl'ü, yemekler de elbette harikaydı.
Sonradan bazı dergilerde Phuket'e giden ünlülerin vazgeçemediği restoranlar olduğunu okudum. Ayrıca bugün elimde kalınca bir "Phuket Restoranları" kitabı var. Bu kitabı da bize Indigo Pearl vermişti. İçinde seçiminize göre, eğlenceli, manzaralı, romantik, hızlı yemek yiyebileceğiniz bir çok adres öneriliyor. Merak edenler olursa, ayrı bir yazıda bu restoranlardan bir kaç seçme yaparak bloga koyabilirim.

- Deniz nasıl? Hava nasıl?
Deniz oldukça dalgalı. Deniz tatili için Türkiye sahillerini tercih etmelisiniz.
Hava hep sıcak, 12 ay boyunca böyle olduğu söyleniyor. Biz Mayıs ayı ortasında gittik. 1-2 kez muson yağmuru gördük. Kesinlikle Ankara'da bir anda kararan hava ve sırılsıklam yağan yağmur gibi değil. 5 dakika süren ve serinleten hafif bir yağmur. Bence muson yağmuru izlenmeli!

- Gezilecek çok yer var mı? Yapılacak çok aktivite var mı?
Blogumda uzun bir seri halinde yazdığım, Patong'dan satın alabileceğiniz turlar hem ekonomik, hem eğlenceli, hem unutulmaz! Her bir tur için pazarlık edin, kişi başı ödeyeceğiniz ideal para 1000 Baht (50TL), bunun altına bile alabilirsiniz ama pazarlıktan sıkılmazsanız...

27 Mart 2012 Salı

Phuket - Maymun Adasından Görüntüler...

Maymunları bu tatile dek televizyondan izleyip seven biri olarak, Phuket'in doğal yaşamında sık sık karşımıza çıkmalarından memnundum. Gerçi ilk günlerde orta şiddette bir saldırı atlatmıştım: http://kisakahvemolasi.blogspot.com/2012/01/phuket-phi-phi-adas-turuna-devam.html Ama yine de sevimliydiler, nerde görsem onlarla bir bağ kurmaya devam ettim.
James Bond adası dönüşü, Phuket'te maymunların en yoğun bulunduğu bir bölgeye geldik. İşte oradan bir kaç görüntü...

Maymun ve ben :)
Anne-kız
Deniz seviyor ama... 
Sokak köpeği gibi değiller tabi...
Dondurma yalanarak yenir!
Muzlu sütle büyümek :)
Bu resimde kaç maymun var?


23 Mart 2012 Cuma

Gelecek Yazılarda Görecekleriniz...

* Phuket yazılarımın neredeyse sonuna yaklaştım. Bir kaç video ile Phuket yazılarını noktalayacağım, sıra yeni şehirlere geliyor. Phuket kadar uzun sürmeyecek Bangkok yazı dizisi, yakında buralarda olacak! Sonrasında Avrupa şehirlerini yazacağım.
Bangkok'ta Sky Train ve altında kalan şehir...
Samsara: anlatacağım...
* Balayına gidiyorsunuz, evlendiğiniz adam "Otelin parasını bir gün sen ödersin, bir gün ben." diyor. Balık yemeğe gittiğiniz bir başka gün, adam gelen hesapta üç-beş liranın hesabını yapıp restoranda olay çıkarıyor. Yerleştiğiniz evinde hiç bir eşyasına dokunamıyorsunuz, misafirliğe gelmiş bir yabancı gibi, bir eski yatağı olan odaya yerleşiyor, yıllarınızı bu şekilde geçiriyorsunuz. Evdeki muhteşem kitaplara, harika filmlere dokunmanız bile yasak. Lavabonun aynasının önünde es kaza rujunuzu, kreminizi unutmamalısınız... Eski eşyalarla dolu evde bunalıp güneşli havada yürümek istediğinizde "Nereye?" sorularıyla karşı karşıya kalmaktan korkuyorsunuz. Yakında bu olayları kimin yaşadığını yazacağım. Onları tanıyorsunuz...

* Çarşamba gecesi Okan Bayülgen'in 'Kral Çıplak' gecesiydi, ilk konuğu Çolpan İlhan'dı. Zarif, mütevazi, yetenekli ve hayatta yaşadığı her şeyi olgunlukla karşıladığını düşündüğüm bir kadındır Çolpan İlhan. Attila İlhan'ın kız kardeşi olması, Attila İlhan'ın hayatıyla ilgili okuduğum her şeyde karşıma çıkmasını sağladı. Ekranda görmek sevindirdi beni.
Birbirine bağlı Converse'ler...
O akşam bir kadın yayına telefonla bağlandı: "Kumral Ada kitabında sizin hayatınızdan esintiler var mıydı?" diye sordu. Çolpan İlhan bir süre anlamadı soruyu. Sonra "Buket Hanım'ın kitabı mı? Abimin Buket Hanım'la arkadaşlığı vardı, olabilir, benim bilgim yok." diye cevap verdi.
Her şeyden önce, kitap Kaptan Attila İlhan'a ithaf edilmiştir. Ayrıca bu kitap, eminim binlerce kişinin büyük merakla okuduğu, okuyan herkesin de hayatına yer etmiş bir romandı. Kuşkusuz Buket Uzuner'in en etkileyici eseriydi. Bana kalırsa, kitap kesinlikle İlhan-Alışık ailesini anlatıyordu, elbette değiştirilen bazı yerler vardı. En başta, Kumral Ada, Alışık ailesinin bilmiş kız çocuğuydu, buradan hikayede bir karakter değişimi olduğu belliydi. Ama okudukça kimin kime denk geldiğini kolayca yerleştirebilirsiniz. Çolpan İlhan'ın kitabı okumamış olması, hayatlarından bir esintinin olup olmadığına dair bir fikrinin olmaması beni şaşırttı. Ama verdiği cevaptan kesinlikle kitabın aileyi anlattığına kanaat getirdim. Bunca mütevazilikle yaşayan bir kadının özel yaşamıyla ilgili daha fazla soruya cevap vermek istemeyebileceğini o yüzden de soruyu böyle geçiştirdiğini zannediyorum. Okumamın üzerinden tam 10 yıl geçse de, o soru beni geride kalan birbirine bağlanmış Converse'lere götürdü. Sohbetin devamı ilgimi daha fazla çekmedi.