16 Haziran 2012 Cumartesi

Jim Thompson ve Müthiş Evi

Jim Thompson'ın evi - internetten alıntı foto
"Bangkok'la ilgili yazacakların bitmedi mi?" diyor musunuz?
Bangkok'a 1 seneden daha uzun bir süre önce gittik ama gerçekten hala zaman zaman düşüncelerime dahil oluyor ve o dünyanın içine tekrar girmeyi çok istediğimde, blogumda yeni bir Tayland yazısı yazarken buluyorum kendimi.

Jim Thompson'ın evi - internetten alıntı foto

Jim Thompson'ın evinin müthiş bahçesi - maalesef evin içerisinde fotoğraf çekmek yasak...
Dışarıdan evin içini çekmeye çalıştım ama fotoğraf kalitesi düşük...
Jim Thomson evi çalışanı dinleniyor...



























Ve şimdi, Bangkok'ta belki de beni en çok etkileyen yeri yazacağım; Jim Thompson'ın evini... Aşırı sıcak Ankara gününde bu yazıyı yazmak beni serinletecek, tıpkı buharlaştığım bir Bangkok sabahında, Deniz, Chieko ve benim Jim Thompson'ın evinin yolunu tuttuğumuz gün, daha kapıdan içeri girerken yaşadığımız ferahlama gibi. (Chieko, Bangkok'ta tanıştığımız tangocu arkadaşlarımızdan biri ve gerçekten çok özel biri. Aslında kendisi Japon, eşi de Fransız fakat eşinin işi dolayısıyla Bangkok'ta yaşıyorlar, onu daha önce de yazmıştım: http://kisakahvemolasi.blogspot.com/2011/11/bangkokta-tango-yasemin-kokusuyla.html ve http://kisakahvemolasi.blogspot.com/2012/05/dunyann-herhangi-bir-yerinde-olsam_25.html )

Jim Thompson evinin restoran bölümü
Jim Thompson, 2. Dünya Savaşı sırasında, Amerika'nın Güneydoğu Asya'ya gönderdiği bir CIA ajanı, aynı zamanda New York'lu bir mimardır. Savaş bittikten sonra, Bangkok'a yerleşmiş ve o sırada neredeyse yok olmakta olan Tay ipeğini kurtararak endüstrileşmesini sağlamıştır. Aynı zamanda kendisine, kanal kenarında Tayland mimarisinden esinlenerek tik ağacından muhteşem bir ev yapmıştır, öyleki içerisindeki eşyalara paha biçilemiyor. Evi gezdiğinizde, çok ilginç mimari detaylarla karşılaşıyorsunuz, örneğin evin kanal kenarına kurulmasının nedeni yalnızca serin havasından faydalanmak değil, ani baskın sırasında kaçabilmek için kanalda her zaman muhafaza edilen kano olması. Jim Thompson, 1967 yılında Malezya'ya yaptığı bir gezi sırasında kayboluyor ve bir daha asla bulunamıyor. Bu gizem, evi gezerken sizi o kadar sarıyorki, hikayeyi dinleyen herkes gibi siz de kafanızda binlerce senaryo yazıp duruyorsunuz. Anlatılan senaryolar arasında, CIA ajanları tarafından kaçırıldığı, boğulduğu, aslında hiç ölmediği ve şekil değiştirdiği veya Malezya'da tekne gezisi yaparken timsahlara yem olduğu var...

Jim Thompson'ın bahçesinde dinlenirken
İşte Jim Thompson'dan aldığım çanta-şapka takımım ile Fransa'nın Eze Köyündeyim.
Şapkanın sert kumaşı istediğim şekilde katlandığı için bayılarak kullandım.
Bugün, evin bir kısmında, orijinal Tayland mutfağını tadabileceğiniz, Jim Thompson'ın harika bahçesinin ve havuzunun kenarına kurulmuş bir restoran ile, her yerde genellikle Tayland'ın her yerinde sahtesini bulduğunuz Tay ipeği ile yapılmış çeşitli şeylerin orijinallerinin satıldığı bir mağaza bulabilirsiniz. Mağazada kendinizi kaybedebileceğiniz kadar güzel ürünlerle karşılaşacaksınız. Bugün bir çok stilistin Tay kültürünü muhafaza ederek çalıştığı Jim Thompson markası, sanat eserlerine imza atıyor. Jim Thompson mağazası her sezon yeni ürünler çıkarıyor, özellikle Tay işi çanta ve şapkalar her sezon farklı modellerde oluyormuş. Bu takımları ilk kez Chieko'nun üzerinde görüp bayıldıktan sonra kendime de aldım :)
Jim Thompson evinin bahçesindeki nilüferler





























Jim Thompson'ın mağazaları yalnızca Tayland'da,  Singapur'da, Malezya'da, Almanya-Münih'te ve ABD-New York'ta bulunuyor. Hatta gitmek isteyenler için (benim de gidememek içimde kalmıştır) Tayland'da outlet'leri de bulunuyor. Adres ve Jim Thompson hakkında daha fazlası için mutlaka web
sitesini ziyaret edin derim: http://www.jimthompson.com/index.asp

2 yorum:

Aybike dedi ki...

Hic daha once duymamistim, gercekten cok enteresan bir yer ve cok enteresan bir kisilikmis Jim Thompson. Kaybolup bulunamamasi normal degil bence kesin saklamislardir, tam filmi yapilacak bir hikayeymis, Tesekkurler :)

KısaKahveMolası dedi ki...

Evet filmi de çekilmiş, kitabı da yazılmış üstelik. Türkçeye çevrilip çevrilmediklerini bilmiyorum ama gerçekten bulup izlemek istiyorum çok!