2 Ağustos 2012 Perşembe

KısaKahveMolası 1 Yaşında!

Bu yıl evde verebildiğim,
 gerçekten kısa ve tek kahve-kitap molasından...
Tam bir yıl önce insanlık için küçük, kendim için büyük bir adım atmıştım.
Çocukluğumdan beri içimde bastırılamayan yazma isteğimi, blogumda biraz da olsa dizginlemeye çalıştım.
Bir yıldır burada seyahatlerimi, restorant önerilerimi, etkilendiğim insan hikayelerini, okuduğum kitapları anlatıp sizlerle paylaştım, yazdıkça ve okunduğunu gördükçe, yorumlarınızı aldıkça mutlu oldum.
Bu bloga yazmaya başladığımda, açıkçası daha sık ve daha uzun yazılar yazmayı, daha fazla paylaşımda bulunmayı hedeflemiştim.
Daha sık yazmak, her gün iş hayatının içinde olmamdan ve bloguma tahmin ettiğim kadar vakit yaratamamamdan dolayı kolay olmadı.
Daha uzun yazılar yazmanınsa "blog" işine pek uymadığını düşündüm. Blogların genel raconu, daha kısa yazılar yazmak, daha bol fotoğraf koymak ve daha sık post girmekti.
Benim için en önemli adım olacak olan blogumda daha fazla kişisel paylaşımda bulunma isteğimin, bu kadar zor olacağını ise asla tahmin etmemiştim. Türkiye'nin ilk kadın seramik sanatçısı Füreya Koral ve teyzesi, heykel ve gravür sanatçısı Aliye Berger'in hayatları beni çok etkilemişti. Aliye Berger'in ağabeyi Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın (Halikarnas Balıkçısı), babaları ünlü siyasetçi Şakir Paşa'yı öldürmesi, dönemin ses getirmiş, herkesin diline dolaşmış, büyük ve sansasyonel bir olayı olsa da, kendi biyografilerini yazan yazarlara, hayatlarını aktarırken son derece açık ve paylaşımcı olmuşlar ve bu olayı (ve aslında daha nice büyük olayı) atlamadan, olduğu gibi anlatmışlardır. Benim baktığım yerden bu iki sanatçı, olgun ve kendine güvenli yaklaşımları olan; sıradan hayatlar yaşayıp ölüp gitmeyi değil, insanları etkilemeyi ve fark yaratmayı seçmiş özel insanlardı. Benim yaşadığım memuriyet içeren hayatta ise, bakış açılarının daha sığ olduğunu görmek, her tür sanatın içerdiği paylaşımın bile heyecan değil korku uyandırması; benim etliye sütlüye pek karışmayan blogumu yazarken dahi maalesef cümlelerimi, konularımı dilediğimce serbest bırakmamı önledi. Dar zihinlerin almadığı sanatları, her şeye rağmen yapan tüm profesyonel sanatçılara hayranlığım, bir kez daha arttı.
1 sene, Nice sahilinde fotoğrafını çektiğim dalgaların hızıyla geçti sanki...
Bugün KısaKahveMolası, yazabildiğim kadarıyla, 1 yaşında küçük bir bebek.
Daha sık yazabileceğim, her şeye karşın düşüncelerimi daha özgür bırakabileceğim yazılarla olgunlaşmasını diliyorum.
Blogumun ve hayatımın bu sene de, yeni seyahatlerle, yeni kitaplarla, farklı tadlarla, daha etkileyici insan hikayeleriyle, hatta hevesle başlayıp sonradan üzerine fazla eğilemediğim daha çok sayıda röportajla dolmasını diliyorum.
Beni heves veren cümleleriyle destekleyen herkese ama herkese çooook teşekkür ediyorum...

4 yorum:

Adsız dedi ki...

1. yasin kutlu olsun kisakahvemolasi! :))

asabi bakire dedi ki...

Nice yıllara:)

Adsız dedi ki...

1.Yılın kutlu olsun.Daha nice senelere.Bol seyahatler çok çok kitaplar aktarmanız dileklerimle.

KısaKahveMolası dedi ki...

Herkese çok ama çok teşekkürler...