2 Kasım 2012 Cuma

Sevgili Dostum Münih

Münih - Saat Kulesi
Kısa Kahve Molası @ Münih Marienplatz
Metro durağından kafamı dışarı çıkardığım an, rönesanstan beri orada sanki beni bekleyen Peterskirsche Kilisesi'yle karşılaşmak dünyanın en harika duygularından biridir. Glockenspiel denen upuzun saat kulesini yeniden görebilmek, saatin birkaç metre altına yerleştirilmiş şirin kuklaların gösterisine denk gelebilmek ve buradaki geniş meydanda ferah bir Münih havasını ciğerlere çekmek gibisi yoktur. Yer altından çıktıktan sonra, rotam hep aynıdır; mutlaka Bavyera ürünlerinin yoğunlukla satıldığı dükkanlara doğru dümdüz devam ederim. Binalar hep eski ve bakımlı, çatıları hava koşullarından dolayı dik, pencereleri yüksektir. Asla fazladan tabela yoktur etrafta. Renkler sarı ve kırmızı tonlarında ve birbirine son derece uyumludur. Bazı çatılarda, küçük küçük dikdörtgen formlu, eşit aralıklı süslemeler vardır ve bunlar şehre o kadar özellik katar ki, pastanelerde bile bu evlerin görünümünde kurabiyeler satılır. Gerçekte bu kurabiyeler mi evlerden ilham almış yoksa evler mi kurabiyelerden, ayırd edemem. Sırf bu sebepten, benim için, çocukluğumda dinlemekten çok hoşlandığım Hansel ve Gratel hikayesinin geçtiği yer Münih'tir. Binalar, duvarlarını koparsam yiyebileceğimi düşündürecek kadar gerçekdışı görünürler gözüme.

Kısa Kahve Molası @ Münih Marienplatz
Kısa Kahve Molası @ Münih Marienplatz
Havanın neredeyse tüm yıl boyunca kapalı ve yağmurlu oluşunun aksine, dükkanlar her yerde rengarenktir. Guguklu saatlere, meşhur üstü kapaklı porselen kupalara, harika oyuncaklara, lezzetli görünen çikolatalara dalıp gittiğim pırıltılı, şık dükkanlar da aynı masalın parçaları gibidir. Bir dükkanda camdan kar küresini çevirip içlerine yerleştirilmiş manzaraları zevkle seyredalarım, bir başkasında içi lezzetli kremalarla doldurulmuş bir Alman pastasının tadıyla kaybederim kendimi. Yanımdan, uzun boyları, açık sarı saçlarıyla iri yarı insanlar geçer; ellerinde, kırmızı yanakları, maviş gözleri ve şirin kıyafetleriyle bembeyaz minik kızları veya kahverengi askılı pantolonlarının içine giydirilmiş beyaz gömlekli küçük oğlan çocukları olur. Bir kafenin cam kenarındaki ahşap masaya oturup kocaman bir bardakta bol köpüklü biramla bol hardallı sosisli sandviçimi yerken ulaştığım haz, dışarının soğuğu ve manzarasıyla birleşince ruhumu yakalar.
 Münih Marienplatz
Benim canım Münih'im, karanlık ama renkli, soğuk ama samimi, mesafeli ama olduğu gibi, hiç bir zaman doyamadığım çok sevgili bir dostum sanki!


4 yorum:

AVENUE Mag dedi ki...

Sayin KisakahveMolasi,

Biliyoruz, yogunsunuz ama bizi yeni yazilarinizdan mahrum birakiyorsunuz.. Uzuluyoruz.. Lutfen, bizleri yeni yazilarinizla tekrar bulusturun..

Saygilarimizla,
AVENUE Ekibi

KısaKahveMolası dedi ki...

Ahhh siz bir de bana sorun Avenue Mag... Bir şeyler öğreneyim derken, her satırı sorgulamaya başladım, resmen yazamıyorum artık... Umarım geçer bu durum en kısa zamanda :(

AVENUE Mag dedi ki...

Lutfen ama, uzuyorsunuz bizi... Tasarim, kitap onerileri, hobi yeni yemek lokasyonlari vb. bircok konudaki ongorulerinizi okumak isteriz. Siz zaten harika bir yazarsiniz, kendinize zaman ayirin, biz biliyoruz ne kadar ilgi cekici konular ve yazilar ortaya ciktigini.. Lutfen..

Saygilarimizla,
AVENUE Ekibi

Must. dedi ki...

Birkaç günlük Münih gezisi ihtimalim var. Yanlış ifade etmek istemem ama yazınız biraz kışkırtıcı oldu benim için :)